Posts Tagged “programlama”

En son blogumu kapatıp bir altı aylık suskunluğa düşmeden birkaç gün önce Blog Kimin İçindir? diye bir makale yazmıştım. Pek yazı yazma uslubumla bağdaşmayarak oldukça sert bir şekilde eleştiri yapmış, popüler kültürüne sonuna kadar batmış olan kişilerden şu fakir programcıyı rahat bırakmalarını dolaylı olarak istemiştim.

Biz yazabilen programcılar olarak aslında oldukça değişik bir yapıya sahibiz.

Read the rest of this entry »

Tags: , , ,

Comments 6 Comments »

Her ne kadar hepimizin insan olduğundan yola çıkarak insanlık için değer üretmeye çalışsak da henüz dünya vatandaşlığı gibi birşey kabul edilip devletler arası sınırlar kaldırılmış değil. Yakın bir gelecekte böyle bir durumun olması da görünmemekte. Hatta devletler ellerinden geldiğince diğer ülkelerin ya da diğer ülke vatandaşlarının kendileri üzerinde hegomanya kurmasını engellemeyi tercih etmekteler. En basitindan bir ülkenin vatandaşıyken diğer bir ülke sizi vatandaşı olarak kabul etmemek için elinden geleni yapmaya çalışıyor.

Ortada bir gerçek var : Her devletin bir ulusu var ve her devlet kendi ulusunu kalkındırmak ve ona daha iyi imkanlar vermek için çalışıyor. Mevcut durum bu, daha iyisi olabilir mi? Elbette! Ama henüz değil.

Ulusların yükselişlerinde dönüm noktaları oldu. Tarım devrimi bir dönüm noktasıydı. Sanayi devrimi gene bir dönüm noktasıydı. Teknloji devrimi ise son dönüm noktası.

Read the rest of this entry »

Tags: , ,

Comments 2 Comments »

İnsanların ırki özelliklerle sınıflandırıldığı daha doğrusu zekasının ırksal özelliklerle nitelendirildiği dönemler yani en kaba tabiriyle faşist idealler çok geride kaldı. Her ne kadar bugün hala bazı avrupalı-amerikalı (kafatasçı) araştırma kuruluşları Türklerin avrupanın en aptal topluluğu olduğunu icat etmiş (!) görünseler de aslında zeka ile ırksal özelliklerin hiçbir bağlantısı yok. Hatta çoğu bilim adamının bilimsel bir metod olarak gördüğü IQ testinin intelligence ile hiçbir bağlantısı olmadığı aşikar. Zekanın ölçülmesi konusunda hiçbir testin doğru sonuç vermeyeceğini düşünüyorum. O sebeple bana kalırsa siz hiçbir zaman biz onlardan daha aptalız diye bir psikoloji içine girip yukarıdaki soruma böyle cevap vermeye kalkmayın. En azından yazının devamını okuyup sonra cevap vermeye kalkışın.

Herkesin doğuştan gelen yetenekleri vardır. O sebeple genel olarak hiçbir insanın zekası aynı değidir, herkes benzersizdir (unique’dir). Ancak zekanın gelişmesi için bazı şeyler gereklidir.

Read the rest of this entry »

Tags: , , ,

Comments 6 Comments »

Bundan birkaç ay evvel Memik Yanık‘a bir miktar itiraf içeren hatta gene rahat duramayıp bir miktar da eleştiri içeren bir e-mail yazmıştım.

E-mail ya da sohbetler kişiye özel olduğu için bunları yayınlamanın gereksiz bir iş olduğunu düşünüyorum. Yani iki kişi arasındaki bir bağ gibidir bana göre bu tür şeyler. O sebeple kendisine yazdığım e-maili burada olduğu gibi yayınlamak yerine düzgün bir şekilde notlar çıkararak özel olmayan bir hale getirip burada dile getirmek istiyorum.

Öncelikle başta sunu söylemek gerek. Zannedersem uzun yıllar kendisini en sert eleştirenlerden oldum. Hatta birçok kişinin “manualdan çeviri yapıyor” gibi düşüncelere kapılmasında da önemli etkilerim olmuştur sanıyorum. Kendisinin kitaplarının tavsiye edildiği her konuya da dahil olup alınmamasını önermişimdir.

Read the rest of this entry »

Tags: , , , ,

Comments 2 Comments »

Asosyallik ile Sosyal Fobi her zaman için birbiriyle karıştırılır. Asosyal tavırlar sergileyen kişiler kendilerinde sosyal fobi olduğunu ya da sosyal fobiye sahip kişilerin kendinlerde asosyallik olduğunu düşünmeleri çok sık rastlanan bir durumdur.

İkisi arasında ki farkı şöyle tanımlamak mümkün olabilir.

Sosyal Fobi adından da anlaşılacağı gibi bir korkudur. Sizi sosyal bir ortamda bulunmaktan çeken ve sizde kaygılar oluşturan bir korku vardır ortada. Mesela bir kişi elinde olmadan gaz çıkarıp toplum önünde küçük düşeceğinden korkabilir. Ya da söz sırası kendisine geldiğinde konuşamayacak olmaktan korkabilir. Ya da girdiği sosyal ortamlarda herkesin kendini incelediğini düşünüp eksikliklerinin ortaya çıkmasından korkabilir. Kişide kaygıyı üreten korku ne olursa olsun sonuç olarak kişi sosyallikten kaçınır. Ancak bu kaçınma mantıki bir sebebe değil tam aksine bilinçsiz sayılabilecek bir korkuya dayanır, daha doğrusu kaygı üreten bir düşünceye dayanır.

Asosyallik ise sosyal fobiden tamamen farklıdır.

Read the rest of this entry »

Tags:

Comments 3 Comments »

Rüyasında kod yazdığını iddia eden kişilere bu camiada oldukça sık rastlanır. Böyle birşeyi duymamanız genelde mümkün olmaz. Ya internetteki sitelerde başından böyle olaylar geçtiğini söyleyenler görürsünüz, ya başından bu tarz olay geçen arkadaşlarınızdır ya da bu olaylar sık sık sizin başınızdan geçiyordur.

Kimileri sadece rüyalarında kod yazdıklarını gördüklerini söylerken kimileri gün içinde çözemediği bir programlama sorununu rüyasında çözdüğünü ve uyanınca deneyip gerçekten sorunun rüyada çözüldüğünü söylerler.

Bunlar tamamen doğru ve başımızdan geçen bir durumdur.

Read the rest of this entry »

Tags:

Comments 2 Comments »

Neden büyük düşünmek yerine geniş düşünmek diye bir terimle başlık attığımı düşünebilirsiniz ya da geniş düşünmek diye terim mi olur diye içinizden geçirmiş olabilirsiniz. Bu farklılık kavramlar arası bir kargaşaya neden olmamak için. Büyük düşünmek genelde yenilikçi, parlak bir fikir geliştirmek ya da büyük oynayarak daha çok kazanmak gibi anlamları taşır ve genelde kişisel gelişim kitaplarında verilen ilk telkinlerden biridir.

Geniş düşünmek daha ziyade planlama ile alakalı birşey. Yani büyük düşünmüş ve büyük bir balık yakalamış olabilirsiniz ama onu icraata dökerkenki yaptığınız planlama geniş düşünülmüştür? Yani geniş düşünmek büyük düşünmekten sonra gelen sürecin devamı şeklindedir.

Nasıl ki mükemmeliyetçi kod yazımları bir hastalıksa geniş düşünmekte çok sık görülen bir programlama hastalığıdır.

Read the rest of this entry »

Tags:

Comments 3 Comments »

Obsessif Kompulsif Bozukluk ya da Takıntılı kişilik. Olayın adını ne koyarsak koyalım şu an bu yazıyı okuyan programcı olan birçok kişide varolan bir bozukluk var. Bu bozukluk yolda yürürken neden kaldırımların düzgün bir sırada gitmediğine dair sinirlerini bozmakla ve sürekli söylenmekle benzer bir bozukluk. Ya da masasındaki herşeyin aynı hizada durması için büyük bir çaba sarfetmekle benzer bir bozukluk. Bunun adı takıntılı kod yazımı ya da mükemmeliyetçi kod yazım bozukluğu.

Belki çoğunuz nasıl daha iyi kod yazılacağına dair varolan çoğu notationları okumuşsunuzdur. İşte bu dik için ilk harfin büyük olması gerekir, şu dil için fonksiyon isimleri hep küçük harfle yazılmalıdır, fonksiyonlar tanımlandıktan sonra yeni satıra geçilip bir tab içerden başlanmalıdır gibi. Ancak bizim bahsettiğimiz şey bu yönergelerin bahsettiği yeni satır ve tab olayının kullanılması değil, yeni satır ve tabın takıntı haline gelmesi.

Mesela şimdi aşağıdaki koda bakalım :

Read the rest of this entry »

Tags:

Comments 6 Comments »

Internet.com’da bir amerikalı profesör ile yapılmış bir röportaj yayınlanmış. Yazının başlığı Anti-Java’ Profesörü ve İşsiz Programcılar.

Bu aslında bizimde yıllardır tartıştığımız birşey.

Bildiğiniz gibi programlama dilleri genel olarak iki gurupta incelenir. ( Aslında programlama dilleri 50 farklı kategoride de incelenebilir ama temel olarak iki guruptan söz edilir. ) Bunlardan biri low-level (düşük seviye) programlama dilleri diğeri ise high-level (yüksek seviye) programlama dilleri. Low-level ve High-Level çoğunuzun bildiği gibi dilin kötü-iyi olmasıyla değil donanıma ne kadar erişebildiğiniz gibi basit sayılabilecek bir kıstasa dayanır. Mesela assembly low-level bir dildir ama php high-level bir dildir. Dillerin seviyesi düştükçe kullanımı da zorlaşır da denebilir. Bir asembly kodu yazmak bir PHP kodu yazmaktan zordur. Bir de her ne kadar low-level olarak tanımlansa da C gibi orta seviye diller vardır. ( Ilerde teknolojinin gelisimine bagli olarak kod gormeden program yazabilecegimiz super-high level dillerin turemeyecegini de kimse soyleyemez. Sonucta bu cogumuzun hayali olsa da is boyle devam ederse cok yakin bir gelecekte sartlar bunu gerektirecek )

Read the rest of this entry »

Tags: ,

Comments 5 Comments »